Hukuki Makaleler

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu

Kentleşmenin hızla arttığı günümüzde, bireylerin düzenli, güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı anayasal güvence altında tutulmaktadır. Bu hakkın korunabilmesi için imar mevzuatına uygun yapılaşma büyük önem arz etmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapılaşmalar, yalnızca şehir estetiğini ve düzenini bozmakla kalmaz; aynı zamanda kamu güvenliğini de tehlikeye sokar. Bu nedenle kanun koyucu, Türk Ceza Kanunu’nun 184. maddesinde “İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu”nu düzenlemiştir. Bu düzenleme ile imar düzenini ihlal eden eylemlerin cezai yaptırımlarla engellenmesi amaçlanmıştır.

1. Giriş

Anayasa’nın 56. maddesi, devletin çevreyi koruma ve geliştirme yükümlülüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Çevre sağlığını korumaya yönelik düzenlemeler yalnızca idari para cezalarıyla sınırlı kalmamış; TCK’nın çevreye karşı suçlar bölümünde ceza hukuku yaptırımları da öngörülmüştür. Bu kapsamda imar kirliliği suçu, topluma karşı işlenen suçlardan biri olarak tanımlanmıştır.

Özellikle büyük şehirlerde sıkça karşılaşılan ruhsatsız yapılaşmalar, imar planlarına aykırılıklar ve iskan izni olmaksızın kullanım gibi fiiller, hem bireysel hem de toplumsal açıdan ciddi riskler doğurmaktadır. Bu nedenle TCK m.184 hem bireysel faydayı hem de kamusal düzeni koruma amacını gütmektedir.

2. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçunun Yasal Çerçevesi

TCK m.184 altı fıkra halinde düzenlenmiştir. Buna göre:

  • Ruhsat alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmak (m.184/1),
  • Ruhsatsız inşaat şantiyelerine elektrik, su veya telefon bağlanmasına izin vermek (m.184/2),
  • Yapı kullanma izni bulunmayan binalarda sınai faaliyete müsaade etmek (m.184/3),

suç olarak tanımlanmıştır. Ayrıca maddenin devamında, suçun hangi alanlarda uygulanacağı, etkin pişmanlık hükümleri ve geçmişe yürürlük yasağına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Burada özellikle vurgulanmalıdır ki, 12 Ekim 2004 tarihinden önce tamamlanmış yapılar bakımından ceza sorumluluğu doğmaz. Zira kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereğince, suçun oluşabilmesi için eylemin işlendiği tarihte kanunda açıkça suç olarak tanımlanmış olması gerekir.

3. Suç Tipinde Kullanılan Temel Kavramlar

Yapı ve bina

Yapı, İmar Kanunu’nda çok geniş şekilde tanımlanmış olup, karada veya suda, sürekli veya geçici her türlü inşai faaliyetleri kapsar. Bina ise, insanların veya eşyaların korunmasına yarayan, üstü kapalı, içine girilebilir yapılardır. Dolayısıyla her bina bir yapıdır; fakat her yapı bina değildir.

İmar kirliliği suçu bakımından suçun konusu binadır. Örneğin, bahçe duvarı ya da yüzme havuzu yapı olsa da bina niteliği taşımadığı için suçun konusu olamaz.

Şantiye

Şantiye, inşaat faaliyetinin yürütüldüğü, geçici nitelikteki yardımcı yapılardır. Ruhsatsız inşaat şantiyelerine kamu hizmetlerinin bağlanması, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır.

Yapı ruhsatı

Yapı ruhsatı, bir yapının inşasına başlanabilmesi için alınması zorunlu olan idari izindir. Ruhsat alınmadan başlanan her inşai faaliyet kaçak yapı kabul edilir. Ruhsata rağmen plan ve projeye aykırı inşa da aynı kapsamda değerlendirilir.

Yapı kullanma izni (iskan)

İskân, tamamlanmış ya da kullanıma hazır hale gelen yapıların fiilen kullanılabilmesi için verilen izin belgesidir. Konut olarak verilen bir izin, işyeri olarak kullanılamaz. Bu belgenin alınmamış olması durumunda sınai faaliyet yapılmasına izin verilmesi, ayrıca suç teşkil etmektedir.

Belediye sınırları ve özel imar rejimleri

Kanunda, suçun yalnızca belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla köylerde ya da mücavir alanlarda yapılan ruhsatsız yapılar doğrudan bu suç kapsamına girmez. Ancak özel kanunlarla koruma altına alınmış bölgelerde (ör. kıyı alanları, sit alanları, Boğaziçi bölgesi) yapılan ruhsatsız yapılar ayrıca özel kanunlara göre de cezalandırılabilir.

4. İmar Kirliliği Suçunun Koruduğu Hukuki Değer

Bu suç ile korunmak istenen esas değer, çevre hakkı ve şehircilik düzenidir. Kanun koyucu, bireylerin sağlıklı ve düzenli bir çevrede yaşamalarını güvence altına almak amacıyla bu düzenlemeyi yapmıştır. Bu nedenle suçun mağduru, yalnızca belli kişiler değil; toplumun tamamıdır.

5. Ruhsata Aykırı veya Ruhsatsız Bina Yapmak ve Yaptırmak

Maddi unsur

Bina yapmak veya yaptırmak, suçun maddi unsurunu oluşturur. İnşaatın tamamlanması gerekmez; başlanması yeterlidir. Ancak yapılan işin bina niteliğinde olup olmadığının tespiti önemlidir. Taşıyıcı unsurların etkilenmesi veya yeni kapalı alan oluşturulması, binanın varlığını gösterir.

Fail

Hem yapan (müteahhit, işçiler) hem de yaptıran (malik veya arsa sahibi) cezai sorumluluk taşır. Bu nedenle yalnızca uygulayıcıların değil, yapıyı yaptıranların da sorumluluğu söz konusudur.

Manevi unsur

Suç yalnızca kasten işlenebilir. Fail, eylemin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olduğunu bilerek hareket etmelidir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.

6. Ruhsatsız Şantiyeye Elektrik, Su veya Telefon Bağlanmasına İzin Verme

Bu fiil, yalnızca yetkili görevliler tarafından işlenebilecek bir suçtur. Elektrik, su veya telefon bağlantısına izin veren kişiler fail kabul edilir. Fiilen bağlantıyı yapan teknisyenler bu kapsamda değildir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yalnızca ruhsatsızlık halidir; ruhsata aykırılık söz konusu olduğunda bu suç oluşmaz.

7. Yapı Kullanma İzni Olmayan Binada Sınai Faaliyet

İskân izni bulunmayan binalarda herhangi bir sınai faaliyete müsaade edilmesi, ayrı bir suçtur. Fail, bu izni verme yetkisine sahip kamu görevlisidir. Burada yer şartı aranmaz; ülke genelinde uygulanabilir.

8. Etkin Pişmanlık

TCK m.184/5, etkin pişmanlık hükmü getirmiştir. Eğer kişi, yaptığı veya yaptırdığı ruhsatsız/ruhsata aykırı binayı imar planına ve ruhsata uygun hale getirirse, kamu davası açılmaz; açılmış dava düşer; verilmiş ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Bu düzenleme, failin hukuka aykırılığı gidermesi halinde cezadan muaf tutulmasını sağlamaktadır. Böylece ceza hukukunun önleyici işlevi ile imar düzeninin korunması bir araya getirilmektedir.

9. Tadilat ve Tamiratlarda Suçun Oluşup Oluşmaması

Her tadilat veya tamirat suç oluşturmaz. Basit onarımlar (boya, badana, çatı onarımı, pencere değişimi gibi) ruhsata tabi değildir. Ancak yapılan işlem binanın taşıyıcı sistemini etkiliyor ya da yeni kapalı alan kazandırıyorsa, ruhsat zorunludur. Bu noktada bilirkişi raporları önemlidir. Yargıtay da kararlarında bu ayrımı vurgulamaktadır.

10. Teşebbüs ve İştirak

Teşebbüs

Öğretide genel olarak, inşaata başlandığı anda suçun tamamlandığı kabul edilmektedir. Bu nedenle teşebbüs hükümleri çoğu zaman uygulanmaz.

İştirak

Suça birden fazla kişinin katılması halinde, müşterek faillik gündeme gelebilir. Ancak yapan ve yaptıran arasında iştirak hükümleri değil, bağımsız sorumluluk söz konusudur. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin kastı ve bilgisi sorgulanarak sorumluluğu belirlenir.

11. İçtima

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılarla birlikte başka suçların da oluşması halinde, fikri içtima hükümleri uygulanabilir. Örneğin, koruma alanında yapılan ruhsatsız yapılar hem TCK m.184 hem de özel kanunlara aykırılık oluşturur; burada daha ağır ceza öngören hüküm uygulanır.

Ruhsatsız yapının mühürlenmesine rağmen inşaata devam edilmesi halinde ayrıca mühür bozma suçu da oluşur. Bu durumda gerçek içtima hükümleri uygulanarak fail her iki suçtan cezalandırılır.

12. Sonuç

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu, yalnızca bireysel menfaatleri değil; toplumun ortak yaşam alanlarını, çevre hakkını ve şehircilik düzenini koruyan bir suç tipidir. Ruhsat, iskan ve proje kurallarına uygunluk, cezai yaptırımlardan kaçınmanın tek yoludur. Bu nedenle vatandaşların, yüklenicilerin ve kamu görevlilerinin mevzuata uygun hareket etmesi hem hukuki hem de toplumsal bir zorunluluktur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

İmar kirliliğine neden olma suçu nedir?
Ruhsat alınmadan ya da ruhsata aykırı bina yapılması, ruhsatsız şantiyeye kamu hizmeti bağlanması ve iskânı olmayan binalarda sınai faaliyete izin verilmesi TCK m.184 kapsamında suçtur.

Bu suçtan kimler sorumlu tutulur?
Binayı yapan yüklenici, işçiler, usta ve aynı zamanda yaptıran malik sorumludur. Ayrıca izin verme yetkisine sahip kamu görevlileri de fail olabilir.

İmar kirliliği suçunun cezası nedir?
Eylemin türüne göre 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Sınai faaliyet izni verilmesi halinde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar çıkabilir.

Suçun işlendiği yer önemli midir?
Evet. Ruhsatsız bina yapmak veya şantiyeye hizmet bağlamak yalnızca belediye sınırları veya özel imar rejimi olan alanlarda suç teşkil eder. Ancak iskânsız binada sınai faaliyet için yer şartı aranmaz.

Etkin pişmanlık nasıl uygulanır?
Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı bina imar planına uygun hale getirilirse dava açılmaz, açılmışsa düşer, verilen ceza ortadan kalkar.

Basit tadilatlar suç oluşturur mu?
Hayır. Boya, badana, pencere değişimi, çatı onarımı gibi basit işlemler ruhsata tabi değildir ve suç oluşturmaz.

Kiracılar bu suçtan sorumlu olur mu?
Hayır. Ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıda kiracı olarak oturmak, cezai sorumluluk doğurmaz. Sorumluluk yapan ve yaptırana aittir.

Mühürlenen inşaata devam edilirse ne olur?
Bu durumda ayrıca mühür bozma suçu oluşur ve fail iki ayrı suçtan dolayı cezalandırılır.

Bir Yorum Yap