Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde yer almakta olup, en az üç kişinin belirli bir suç işleme amacıyla, süreklilik ve hiyerarşik yapı çerçevesinde bir araya gelmesini kapsar. Bu yapı, suçların organize şekilde ve sistemli olarak işlenmesine olanak tanıyacak şekilde şekillenmelidir. Örgüt yöneticiliği, bu yapıyı kuran ve yöneten kişinin ceza hukuku açısından ayrı bir sorumluluğudur. Örgüt üyeliği ise, bu örgüt yapısı içerisinde yer alıp emir ve talimatlara tabi olan kişileri ifade eder.
TCK 314. madde ise, silahlı örgüt kurma, yönetme ve üyeliğini düzenlemektedir. Bu tür örgütler, siyasi amaç taşıyan ve şiddet içeren faaliyetlerle devlete veya anayasal düzene karşı hareket eden yapılar olarak tanımlanır. Aşağıda bu suç tipleri ayrıntılı şekilde incelenmektedir.
Suç Örgütü Kurma, Yönetme ve Üyelik Suçlarının Temel Özellikleri
Suç Örgütü Kurma Suçu Nedir?
TCK m.220/1 uyarınca, en az üç kişinin, suç işlemek amacıyla bir araya gelmesi, bu kişiler arasında bir hiyerarşik bağın olması ve bu yapının suç işleme kapasitesine sahip olması, örgüt kurma suçunun oluşması için yeterlidir. Bu suçun oluşabilmesi için fiili suç işlenmesi şart değildir. Amaç suçlara yönelik hazırlık faaliyetleri de bu kapsamda değerlendirilir.
Örgüt Yöneticiliği Suçu
Örgüt yöneticisi, örgütün sevk ve idaresinden sorumlu olan kişidir. Emir ve talimatları veren, üyeler arası iş bölümünü belirleyen kişi konumundadır. Bu kişi, örgütün faaliyet planlamasını yapar, yeni üyelerin dahil edilmesini sağlar ve örgütsel faaliyetleri organize eder.
Örgüt Üyeliği Suçu
Yargıtay kararları doğrultusunda örgüt üyeliği, örgüt yapısına dahil olan, hiyerarşik yapıya tabi şekilde hareket eden ve örgütsel emirleri yerine getirmeye hazır olan kişiyi ifade eder. Üyelik, örgütle organik bağ kurulmasını, faaliyetlere katılmayı ve örgütsel iradeye teslimiyet göstermeyi gerektirir.
Örgüt Adına Suç İşleme ve Yardım Etme Suçları
Örgüt Adına Suç İşleme (TCK 220/6)
Bu suç tipi, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişileri kapsar. Fail ile örgüt arasında organik bağ olmamasına rağmen, suç örgütün bilgisi ya da onayı dahilinde gerçekleştirilirse bu madde kapsamında cezalandırılır.
Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme (TCK 220/7)
Örgüt dışından bir kişinin, örgüte barınma, silah, gıda, lojistik destek sağlama gibi şekillerde yardım etmesi durumunda bu suç oluşur. Failin bu davranışı özgür iradesiyle ve örgütsel faaliyete katkı sağlayacak şekilde olması gerekir.
TCK 220 İle TCK 314 Arasındaki Farklar
TCK 314. madde, silahlı örgütleri düzenler. Bu örgütler genellikle siyasi amaçlar güder ve silahlı mücadele yöntemlerine başvurur. TCK 220 ise ekonomik ya da başkaca çıkar amaçlı, silahlı veya silahsız örgütleri kapsar. Bu fark, örgütlerin kuruluş amacı ve eylem yöntemleri bakımından önemlidir.
TCK 314 kapsamında amaç suçlar, Türk Ceza Kanunu’nun “Devlet Güvenliğine Karşı Suçlar” ve “Anayasal Düzene Karşı Suçlar” başlıkları altında yer alır. Bu tür örgütlerin devletin varlığına, bütünlüğüne veya anayasal düzenine karşı ciddi tehdit oluşturması gerekmektedir.
Yargıtay Kararlarıyla Suç Örgütü Unsurları
Yargıtay içtihatlarına göre, bir yapılanmanın suç örgütü sayılabilmesi için şu kriterler aranır:
- En az üç kişi olması
- Hiyerarşik yapı bulunması
- Süreklilik arz eden suç işleme iradesi
- Araç ve gereç yönünden suç işlemeye elverişli olması
- Örgüt üyeleri arasında emir-komuta zincirinin bulunması
Tek bir suçu işlemek amacıyla bir araya gelinmişse, bu örgüt değil iştirak (müşterek suç) olarak değerlendirilir.
Silahlı Örgüt Suçu (TCK 314) ve Terörle Mücadele Kanunu
Silahlı örgüt suçu, yalnızca bir suç tipini değil, birden fazla suça hazırlık oluşturabilecek silahlı yapılanmayı cezalandırır. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na göre, silahlı örgüt suçları aynı zamanda terör suçu kapsamında değerlendirilir.
Terör örgütü:
- Siyasi amaç güder
- Cebir, şiddet, korkutma yöntemlerini kullanır
- Devletin güvenliğini veya anayasal düzeni tehdit eder
- Silah ve teçhizat açısından elverişli bir yapıdadır
Örgüt üyelerinin tamamının silahlı olması şart değildir; örgütün silahlı eylem gerçekleştirme kapasitesine sahip olması yeterlidir.
Silahlı Örgüt Üyeliği Suçunun Belirlenmesi
Yargıtay’a göre, silahlı örgüt üyeliği için;
- Örgütle organik bağ
- Hiyerarşik yapıya tabi olma
- Verilen emirleri sorgusuz yerine getirme
- Süreklilik, yoğunluk ve çeşitlilik arz eden faaliyetlere katılma
gibi unsurlar aranır. Örgüte sadece sempati duymak, yayınlarını okumak veya destek vermek örgüt üyeliği için yeterli değildir. Failin bilerek ve isteyerek örgüte katılması, amacını benimsemesi ve örgütsel yapıya entegre olması gerekmektedir.
TCK 314 Kapsamında Verilen Cezalar
- Silahlı örgüt kuran veya yöneten kişiye: 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası verilir. (TCK m.314/1)
- Silahlı örgüt üyesi olan kişiye: 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası verilir. (TCK m.314/2)
- TCK 220 hükümleri, TCK 314 için de kıyasen uygulanır. (TCK m.314/3)
Suç Örgütü Kurma veya Yönetme Suçunun Cezası (TCK 220/1)
- 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
- Örgütün silahlı olması durumunda, ceza %25 ila %50 oranında artırılır.
- Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen her suçtan ayrıca cezalandırma yapılır.
- Yöneticiler, örgüt faaliyetleri kapsamında işlenen tüm suçlardan ayrıca fail olarak sorumlu tutulur.
Örgüt Üyeliği Suçunun Cezası (TCK 220/2)
- 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilir.
- Örgüt silahlıysa, ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.
- Faile yönelik hiyerarşi, emir-alma, süreklilik, görev paylaşımı gibi kriterler detaylı şekilde değerlendirilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve TCK 220/6 Hükmü
AİHM, Türkiye aleyhine verdiği Işıkırık Kararı ile, TCK m.220/6’nın belirsizliği nedeniyle AİHS’nin kanunilik ilkesine aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu karar, örgüt adına suç işlediği gerekçesiyle ceza alan kişiler açısından bireysel başvuru imkanı doğurmuştur.
Sonuç
Örgüt kurma, yönetme ve üyelik suçları, ceza hukukunda ciddi yaptırımlarla karşı karşıya olunan ve özellikle örgütsel yapı, hiyerarşi ve amaç birliği kriterleriyle değerlendirilen suç tipleridir. TCK m.220 ve TCK m.314 hükümleri, örgütlerin suç işleme kapasitesi ve amaçları doğrultusunda ayrışmaktadır. Silahlı örgütler ise, siyasi ve devlet karşıtı amaçlarıyla farklı bir kategoriye girerek terör suçu kapsamında değerlendirilmektedir.
Bu suçlara ilişkin yargılama süreçleri, somut delil, süreklilik, hiyerarşi, organik bağ gibi kriterler ışığında yürütülmekte olup, her bir vakada kişisel durumların titizlikle değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle örgüt üyeliği suçunda, failin örgütle olan bağının ne derece güçlü olduğu, eylemlerinin kapsamı ve sürekliliği belirleyici faktörlerdir.
Bir Yorum Yap