Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 320. maddesinde düzenlenmiş olup, milli savunma düzenini korumak amacıyla ihdas edilmiştir. Bu düzenleme ile devletin en temel güvenlik politikaları arasında yer alan asker toplama ve silahlandırma tekelinin yalnızca devletin iznine tabi olduğu güvence altına alınmıştır. Dolayısıyla, herhangi bir kişinin ya da grubun hükümetin onayı olmaksızın vatandaşları yabancı devletlerin hizmetine asker olarak yazması veya onları silahlandırması, milli güvenliği doğrudan tehdit eden bir fiil olarak kabul edilmiştir.
Bu suç, devletin egemenlik haklarını, askeri düzenini ve kamu güvenliğini koruma amacına yöneliktir. Çünkü vatandaşların yabancı devletler adına örgütlenmesi ya da silahlandırılması, ülkenin iç barışını bozabileceği gibi, dış ilişkiler bakımından da ciddi riskler doğurabilir.
TCK 320. Madde Hükmü
Türk Ceza Kanunu’nun 320. maddesi üç fıkradan oluşmaktadır:
- Hükûmetin izni olmaksızın, yabancı devletin hizmetine vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kişi hakkında 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
- Eğer bu şekilde asker yazılan ya da silahlandırılan kişiler askerlik çağında veya halen asker ise ceza üçte bir oranında artırılır.
- Yabancı devlet hizmetini kabul eden, yani asker yazılan veya silahlandırılan kişi için ise ayrıca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası düzenlenmiştir.
Bu hükümler, hem fiili gerçekleştiren kişiyi hem de teklifi kabul eden vatandaşı suçun faili olarak sorumlu tutmaktadır.
Suçun Koruduğu Hukuki Değer
Bu düzenleme ile korunan hukuki değer, devletin güvenliği ve milli savunma sistemidir. Vatandaşların asker olarak örgütlenmesi ve silahlandırılması, yalnızca devletin yetkisinde bulunan bir husustur. Bu yetkinin izinsiz kullanılması, devletin egemenliğine müdahale anlamına gelir. Dolayısıyla, söz konusu suç yalnızca bireylerin değil, doğrudan devletin güvenliğini hedef almaktadır.
Yabancı Hizmetine Asker Yazma, Yazılma Suçunun Unsurları
Maddi Unsurlar
Suçun maddi unsurunu oluşturan fiiller, kanunda seçimlik hareketler halinde düzenlenmiştir:
- Asker yazmak: Vatandaşların yabancı devlet hizmetine katılmaları için onları örgütlemek, taahhütname imzalatmak, para veya başka menfaat sağlamak suretiyle bu amaç doğrultusunda yönlendirmektir.
- Silahlandırmak: Vatandaşlara, yabancı bir devletin çıkarları doğrultusunda kullanılmak üzere silah temin edilmesidir.
Failin bu hareketlerden birini gerçekleştirmesi, suçun oluşması için yeterlidir. Fail aynı anda hem asker yazma hem de silahlandırma eylemini gerçekleştirirse ayrıca ceza verilmez.
Manevi Unsur
Bu suç yalnızca kasten işlenebilir. Failin, hükümetin izni olmadan vatandaşları yabancı bir devletin hizmetine katmak veya onları silahlandırmak iradesine sahip olması gerekir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.
Nitelikli Hâl
Kanunun ikinci fıkrası ile suçun nitelikli hâli düzenlenmiştir. Eğer asker yazılan ya da silahlandırılan kişiler askerlik çağında veya asker ise, ceza daha ağırdır. Çünkü bu durumda, devletin kendi askeri düzeni üzerinde doğrudan bir tehlike oluşmaktadır.
Hizmeti Kabul Eden Kişiler
Maddenin üçüncü fıkrası, hizmet teklifini kabul eden vatandaşların da ayrıca cezalandırılacağını düzenlemiştir. Bu kişiler suçun şeriki sayılmaz; ayrı bir suçun faili olarak sorumluluk taşırlar. Böylece hem failler hem de hizmeti kabul edenler açısından ceza öngörülmüş olur.
Yabancı Hizmetine Asker Yazma, Yazılma Suçunun Soruşturulması
Bu suç, şikâyete tabi suçlar arasında değildir. Dolayısıyla herhangi bir kişinin şikâyetine gerek olmadan savcılık tarafından resen soruşturma başlatılır. Şikâyetten vazgeçmenin ceza davasının düşmesine yol açmaması, suçun kamu güvenliğini ilgilendiren niteliğinden kaynaklanır.
Zamanaşımı Süresi
Ceza davalarında zamanaşımı, belirli bir sürenin geçmesiyle birlikte davanın açılmasını veya sürdürülmesini engelleyen bir kurumdur.
- TCK 320/1 ve 320/2 kapsamında işlenen fiiller için 15 yıl dava zamanaşımı süresi geçerlidir.
- 320/3 kapsamında, yani hizmeti kabul eden kişiler açısından ise 8 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Bu süreler içerisinde suç her zaman soruşturulabilir, ancak süre geçtikten sonra dava açılması mümkün değildir.
Uzlaşma Kapsamı
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma suçu uzlaşma kapsamında değildir. Bunun nedeni, suçun mağdurunun doğrudan devlet olması ve fiilin kamu güvenliğine karşı işlenmiş olmasıdır. Dolayısıyla uzlaştırmacı aracılığıyla fail ile mağdur arasında anlaşma sağlanması mümkün değildir.
Görevli Mahkeme
Bu suçtan doğan davalarda ağır ceza mahkemesi görevlidir. Çünkü öngörülen hapis cezaları ve suçun niteliği, ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmektedir.
TCK 320 Gerekçesi
Kanunun gerekçesinde açıkça belirtildiği üzere, asker toplama ve vatandaşları silahlandırma yetkisi devletin tekeline aittir. Hükûmetin izni olmadan bu fiillerin gerçekleştirilmesi, devletin egemenlik haklarını ihlal eden bir davranış olarak görülmektedir.
- Asker yazma fiili, vatandaşların yabancı devletin hizmetine katılmaları için menfaat sağlanması, taahhütname imzalatılması gibi yollarla gerçekleştirilebilir.
- Silahlandırma ise yabancı devlet yararına kullanılmak üzere vatandaşlara silah verilmesidir.
- Bu hizmeti kabul eden kişiler de ayrıca suçun faili olarak cezalandırılmaktadır.
Böylece hem asker yazan ve silahlandıran kişiler hem de bu teklifi kabul eden vatandaşlar açısından cezai sorumluluk öngörülerek, devletin güvenlik ve savunma sistemi korunmaktadır.
Uygulamada Yabancı Hizmetine Asker Yazma, Yazılma Suçu
Uygulamada bu suç sık karşılaşılan bir suç türü değildir. Ancak özellikle uluslararası çatışmaların yaşandığı dönemlerde, yabancı devletlerin çeşitli yollarla vatandaşları kendi hizmetine çekmeye çalışması ihtimal dahilindedir. Bu nedenle, kanun koyucu önleyici bir yaklaşım sergileyerek bu tür fiilleri cezalandırma altına almıştır.
Bu suçun uygulamada ortaya çıkması halinde, çoğunlukla örgütsel faaliyetler, paralı askerlik girişimleri ya da yasadışı silahlandırma eylemleri gündeme gelir. Her durumda, fiilin devlet güvenliğine yönelik ciddi tehlikeler içerdiği açıktır.
Sonuç
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma suçu (TCK 320), devletin güvenlik politikaları ve milli savunma sistemi açısından büyük önem taşımaktadır. Kanun koyucu, bu tür fiilleri işleyenlere ağır cezalar öngörerek caydırıcılık sağlamayı hedeflemiştir.
Suçun şikâyete tabi olmaması, uzlaşma kapsamında bulunmaması ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmesi, bu suçun kamu güvenliğini doğrudan ilgilendiren niteliğini ortaya koymaktadır. Vatandaşların bu tür eylemlere yönelmesi yalnızca hukuka aykırı olmakla kalmaz, aynı zamanda ciddi hapis cezalarıyla karşılaşmalarına neden olur.
Sıkça Sorulan Sorular
Yabancı hizmetine asker yazma suçu nedir?
Hükûmetin izni olmadan vatandaşların yabancı devletlerin hizmetine asker yazılması veya silahlandırılmasıdır.
Bu suç için öngörülen ceza nedir?
Fail için 3 yıldan 6 yıla kadar, hizmeti kabul eden kişi için ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Askerlik çağındaki kişilerin yazılması cezada fark yaratır mı?
Evet. Eğer asker yazılan ya da silahlandırılan kişiler askerlik çağında veya asker ise ceza üçte bir oranında artırılır.
Bu suç şikâyete tabi midir?
Hayır. Suç doğrudan savcılık tarafından soruşturulur. Şikâyete bağlı değildir.
Uzlaşma mümkün mü?
Hayır. Bu suç uzlaşma kapsamında değildir.
Görevli mahkeme hangisidir?
Ağır ceza mahkemeleri bu suçun yargılamasında görevlidir.
Zamanaşımı süresi nedir?
Birinci ve ikinci fıkra kapsamında 15 yıl, üçüncü fıkra kapsamında ise 8 yıl dava zamanaşımı süresi vardır.
Bir Yorum Yap